Masamda bir tabak erik var. Bize bir şey olmasın. Önümde duran yarıya kadar dolu su şişesi benim için bir şey ifade etmiyor. Bugün hayat çok ”Boka batmışlık hissi” bence. Hayal kurmayı sevmeye başlamıştım, tiyatroyu da tabii ki. Neden bir şeyi aşırı derecede istediğinizde olmaz ki? En azından benimkiler böyle oluyor. Ben buna boka batmışlık hissi demek istedim. İnsanın içine öküz oturtan cinsten. Belki de bugüne kadar en çok istediğim şeydi bu. Hayaller neden var ki? Sadece gerçekleşmeyip, zihnimizde yalancı mutluluklar oluşturması için mi? Bence bu yüzden değiller ya, bu kadar ıı bu kadar nankör olamazlar? Umarım bir gün gerçekleşeceksin hayalim.
Tanrıııııım acı bize.
Favorim resmen. Kendine iyi bakıyosun, öpüyosun.
insanların en saf olduğu zamanlarda mutluluk çok yüksek bi dağın tepesinde bulunurmuş. insanlar ona ulaşmak için hayatlarından olurmuş. işte bu zamanlarda kalbine okyanus suyu damlamış bi prenses varmış. bu prenses, asıl mutluluğun gözlerinde güneşin okyanus sularındaki parıltısını göreceği kişide olacağını düşünüyormuş. beklemiş, her gün, her dakika, her saat beklemiş. hep hayal etmiş. tıpkı bi nehir gibi durgun ama temiz hayalleri varmış. yıllarca beklemiş. yıllar sonra prensi gelmiş. prenses onun geldiğini hissettiğinde tıpkı bir çocuğun masum mutluluğundan sonraki gülümsemesine sahip olmuş. hani küçük kızlar oyuncak bebekleriyle oynarken mutludur ya, öyle. prens de en az o kadar mutlu. sonra gel zaman git zaman, tanrı prensesin hak ettiği mutluluğa ulaşmasına izin vermiş, ona kanatlarını vermiş. ve prens artık mutlu olabilirmiş, prensesiyle.
Saçımın fotoğrafını çekmeyi çok seviyorum.
| - Sen mi ayrıldın? |
| + Ya hayır allaaama kitabıma onun fikriydi yemin ediyom bak. |
“Gitme, köpeğin olurum gitme” diye yalvaran çocuk bi gün olmuyo baksana yapamıyoruz der çünkü.